Eskiden misafir
geldiğinde veya akrabalara, dostlara gidildiğinde en çok ikramı yapılanlar
arasında belkide ilk başta kurabiyeler gelirdi. Tatlı ve tuzlu kurabiye … Evde
yapılmasının yanında, pastanelerdende alınıpta ikram edilirdi. Bu arada,
şimdiki pastaneler bana eskidekiler gibi güvenilir gelmediği için evde yapılanı
yemeyi her zaman tercih ediyorum. En azından daha temiz ve malzeme olarak ne
kullanıldığını biliyorsunuz. Neyse, eskilere güzel başlamıştık devam edelim.
O zamanki sıcaklığı,
samimiyeti bulmamızda zor. Herşeyin tadı bundan dolayı güzeldi belkide.
Hatırladığım,
kutulardaki kurabiyeleri herkes yemek için sabırsızlanırdı. Ağızda dağılan
kurabiyeler, çayın yanında, kahvenin yanında veya gizli gizli mutfaktan
alınarak yenirdi. Bu zamanları kısada olsa gördüğüm, yaşadığım için kendimi çok
şanslı hissediyorum.
Eski günleri
hatırlayarak ve bu aralar evde olmamın etkisiyle geçtiğimiz hafta sonu tuzlu
kurabiye yapmaya karar verdim. İnternette dolaşan o kadar çok tarif varki.
Bence burada en önemlisi el becerimiz ve çeşitliliğimiz. İçine ne kadar değişik
malzeme koyarsanız, tarifler o kadar güzel oluyor. Bende kısaca anlatayım
isterseniz tarifimi…
1 adet yumurta
beyazını ayırıp 2 adet yumurta ve 1 adet yumurta sarısını karıştırdım. Margarin
ile birlikte tuz, şeker, sıvıyağ ve yoğurdu karıştırdım. Unu ve kabartma
tozunuda ekledim. Kulak memesi kıvamında hamur için unu bir anda değilde
yavaşça eklerseniz ayarını tutturmuş olursunuz. 30-40 dakika civarında dinlendirip
bekledim. Hamuru 5-6 parçaya bölüp oklava ile 1 parmak kadar açtım ve daha
sonra kesip kenarda beklettiğim 1 adet yumurtanın akı ile susama batırdım.
Fırın tepsime koyup 180 derecede kızarana dek pişirdim.
Fırında pişerken
beklemesi zor, nefis kokusu ile idare ediyorsunuz:)
Yaptığım tuzlu
kurabiye kısa bir sürede tükendi. Güzel anılarla birlikte yapınca daha da güzel
oldu sanırım:)
Ağzınızın tadı hiç
bozulmasın...
No comments:
Post a Comment